Digital Citizens Alliance adlı kar amacı gütmeyen kuruluşun yayımladığı 'Cybercrime by Doorbell' raporu, ABD'de her yıl tahminen 20 milyon veya daha fazla IP bağlantısının, sahiplerinin bilgisi dışında proxy hizmetlerine dönüştürüldüğünü ortaya koydu. Bu bağlantılar, başlangıçta reklam doğrulama ve web sitesi coğrafi testleri gibi meşru veri toplama amaçlarıyla kullanılsa da, giderek devlet aktörleri ve siber suçlular tarafından istismar ediliyor.
Araştırmacılar, yedi farklı proxy sağlayıcısı üzerinden yaptıkları incelemede, IP bağlantılarının %80'inin konut adreslerine ait olduğunu ve %85'inin dolandırıcılıkla ilişkilendirildiğini tespit etti. Bu durum, söz konusu bağlantıların tekrar tekrar siber suç faaliyetlerinde kullanıldığını gösteriyor. Honeygain gibi hizmetlerin, öğrencilerin boş bant genişliklerini paylaşarak para kazanmalarına olanak tanıdığı, ancak bu bağlantıların Çin ve Rusya'daki varlıklarla, hatta ABD Hazine Bakanlığı tarafından yaptırım uygulanan bir bankayla ilişkili trafiğe yönlendirildiği belirtildi.
Raporda, 30 gün boyunca izlenen 26 milyon benzersiz konut IP'sinin neredeyse yarısının birden fazla proxy sağlayıcısında görüldüğü kaydedildi. Bu da IP adreslerinin ele geçirildikten sonra kötü niyetli aktörler tarafından kullanılan platformlar arasında paylaşıldığını gösteriyor. Ayrıca, incelenen 42 karanlık ağ pazarının yaklaşık yarısında proxy hizmeti listeleri bulunuyor. Digital Citizens Alliance, bu durumu 'dijital çağın kanlı elmasları' olarak nitelendirdi ve perakendecilerin, kaynağı suç ve aldatmaca üzerine kurulu bir ekosistemin parçası olduğunu vurguladı.
Rapor, bazı kullanıcıların bilerek meşru proxy hizmetlerine kaydolduğunu, ancak çoğunun sahte VPN uygulamaları indirerek veya BADBOX gibi önceden bulaştırılmış cihazlar kurarak farkında olmadan bu ağa dahil olduğunu belirtiyor. Kullanıcıların korunması için Digital Citizens Alliance, şüpheli uygulamalardan kaçınma, cihaz güvenliğini sağlama ve ağ trafiğini izleme gibi önlemler öneriyor. Bu rapor, bireysel kullanıcıların yanı sıra ulusal ve ekonomik güvenlik için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor.