Almanya, ekonomik gücü ve istihdam olanaklarıyla uzun yıllardır vasıflı iş gücünü kendine çekiyor. Ancak yapılan araştırmalar, ülkenin bu yetenekli bireyleri kalıcı olarak tutmakta yetersiz kaldığını gösteriyor. İstihdam Araştırmaları Enstitüsü (IAB) tarafından yapılan bir ankete göre, göçmenlerin Almanya'yı terk etme kararlarında ailevi nedenler başı çekerken, ayrımcılık deneyimleri de önemli bir rol oynuyor. Ayrıca bürokrasi, konut bulma ve dil edinimi gibi politikalarla şekillendirilebilir faktörler de bu kararları etkiliyor.
IAB araştırmacılarından Theresa Koch, Almanya'dan ayrılanların genellikle daha genç, Almanya'da daha kısa süreli yaşamış, partneri ve çocukları yurtdışında olan bireyler olduğunu belirtiyor. Bu kişilerin Almanca yeterlilikleri düşük olsa da İngilizceleri iyi seviyede. Göçmenlerin yaklaşık %60'ı kendi ülkelerine dönerken, %40'ı ise İspanya, İsviçre, İtalya gibi diğer Avrupa ülkelerine yöneliyor. IAB'nin göç ve uluslararası işgücü piyasası bölüm başkanı Yuliya Kosyakova, 'Diğer Avrupa ülkeleriyle vasıflı iş gücü için rekabet halindeyiz' diyerek durumu özetliyor.
Bürokrasi, göçmenlerin en çok şikayet ettiği konuların başında geliyor. Vatandaşlık başvuruları, oturma izinleri, vize işlemleri ve yabancı diplomaların tanınması gibi süreçlerin uzun sürmesi, yüksek idari ücretler ve kariyer gelişimi için yetersiz destek, göçmenlerin Almanya'ya aidiyet hissini zedeliyor. IAB araştırmacısı Laura Gossner, 'İdari prosedürler, göçmenlerin Almanya'daki geleceklerini değerlendirmelerini etkiliyor. Süreçler uzun ve karmaşık algılandığında, kalma niyetleri azalıyor' diyor. Ayrıca, işlerin niteliklerine uygun olmaması da önemli bir etken: örneğin, akut hastane bakımı eğitimi alan bir kişi, Almanya'da huzurevinde temel bakım işinde çalışmak durumunda kalabiliyor.
Nasıl Önlem Alınmalı?
Vasıflı iş gücü bulma derneği BVIFG Başkanı Tilman Frank, Almanca öğrenmenin kritik önemine dikkat çekiyor. 'Dil edinimi yeterince desteklenmezse, insanların ülkelerine dönme olasılığı yüksek. Ancak yeterince hazırlananlar için kalma oranı çok yüksek' diyen Frank, hükümetin menşe ülkelerde Almanca eğitimini desteklemesi gerektiğini vurguluyor. Frank ayrıca, Federal İstihdam Ajansı'nın merkezi bir sistem oluşturduğunu, Hessen eyaletinin merkezi bir göç otoritesi kurduğunu ve federal düzeyde bir 'Çalış ve Kal' ajansı planlandığını belirtiyor. Ancak dijitalleşme konusunda hala yavaş ilerleniyor ve kapsamlı ulusal bir çözüm eksikliği sürüyor.