Avrupa'da fidye yazılımı saldırıları yüzde 55 arttı: Qilin, Akira ve SafePay tehdidi büyüyor Yazılım

Avrupa'da fidye yazılımı saldırıları yüzde 55 arttı: Qilin, Akira ve SafePay tehdidi büyüyor

Avrupa'da fidye yazılımı saldırıları 2026'nın ilk dört ayında yüzde 55 arttı. En çok hedef alınan ülkeler Almanya, İngiltere ve Fransa.

Siber güvenlik alanında yayımlanan yeni bir rapor, Avrupa genelinde fidye yazılımı saldırılarında endişe verici bir artış olduğunu ortaya koydu. Risk yönetimi sağlayıcısı Black Kite tarafından hazırlanan 2026 Avrupa Siber Risk Raporu'na göre, Ocak-Nisan 2026 döneminde kamuya açıklanan fidye yazılımı olayları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 55,1 oranında yükseldi. Aylık ortalama vaka sayısı 171'e ulaşırken, bu durum Avrupa'daki kuruluşların siber tehditlere karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise saldırıların belirli ülkelerde yoğunlaşması oldu. Toplam fidye yazılımı olaylarının yüzde 70'i yalnızca beş ülkede gerçekleşti: Almanya (yüzde 18), İngiltere (yüzde 17), Fransa (yüzde 12), İtalya (yüzde 12) ve İspanya (yüzde 10). Bu ülkelerin ekonomik ve endüstriyel açıdan Avrupa'nın lokomotifi olması, siber suçluların hedef seçiminde stratejik davrandığını gösteriyor. Özellikle Almanya'nın Ruhr Vadisi ve Bavyera gibi bölgeleri, imalat ve sanayi şirketlerinin yoğun olduğu alanlar olarak öne çıkıyor.

En yaygın fidye yazılımı türü ise Qilin oldu. İncelenen 31 ülkeden 26'sında faaliyet gösteren Qilin, toplam 372 vaka ile listenin başında yer aldı. Bu rakam, ikinci sıradaki Akira fidye yazılımının (159 vaka) iki katından fazla. Üçüncü sırada ise 80 vakayla SafePay bulunuyor. Ancak SafePay'in diğerlerinden farklı olarak neredeyse tamamen Almanya'ya odaklanması, siber suçluların belirli bölgelere yönelik hedefledikleri kampanyalar yürüttüğünü ortaya koyuyor. İmalat sektörü, tüm fidye yazılımı olaylarının yüzde 28'ini oluşturarak en çok hedef alınan sektör oldu.

Black Kite'in baş araştırma ve istihbarat sorumlusu Dr. Ferhat Dikbiyik, Avrupa'daki fidye yazılımı artışının ardında üç ana etken olduğunu belirtiyor: "Fidye yazılımları hızlanıyor, tedarik zincirleri birincil saldırı yolu haline geliyor ve düzenlemeler üçüncü taraf riskine daha fazla vurgu yapıyor." Rapora göre, doğrudan ağ saldırılarının yanı sıra yazılım tedarikçileri ve üçüncü taraf tedarik zincirleri de giderek daha fazla hedef alınıyor. Örneğin, Ağustos 2025'te İsveçli yazılım tedarikçisi Miljödata'nın ihlali, 30'dan fazla fidye yazılımı olayına yol açtı.

Fidye yazılımı saldırılarının etkisi, 2025'teki Jaguar Land Rover (JLR) olayında olduğu gibi felaket boyutlara ulaşabiliyor. JLR'ye yönelik siber saldırı, Birleşik Krallık tarihinin en maliyetli siber saldırısı olarak kayıtlara geçerken, iyileştirme çalışmaları kapsamında 30.000'den fazla çalışanın şifrelerini sıfırlamak zorunda kaldığı bildirildi. Bu tür olaylar, büyük üreticilere yönelik saldırıların sadece hedef şirketi değil, tüm ekosistemi nasıl etkileyebileceğini gösteriyor.

Sistem Güvenliği

Black Kite, kuruluşların fidye yazılımı saldırılarına karşı korunmak için siber güvenlik açıklarını hızla kapatması, özellikle tedarik zinciri yazılımlarındaki zafiyetleri gidermesi, yönetim kurulunu siber riskler konusunda bilinçlendirmesi ve yeni tehditleri sürekli izlemesi gerektiğini vurguluyor. Dr. Dikbiyik, "Riskin nerede yoğunlaştığını ve nasıl yayılabileceğini anlamak, dayanıklılık inşa etmek için hayati önem taşıyor" diyerek proaktif bir yaklaşımın önemine dikkat çekiyor.

Kaynak: infosecurity-magazine.com

Paylaş: