NASA, altı yıl önce SpaceX'in Doug Hurley ve Bob Behnken'i başarıyla Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) göndermesiyle derin bir nefes almıştı. Crew Dragon'un güvenli inişiyle ABD uzay ajansı, insanları yörüngeye gönderme kabiliyetinde neredeyse on yıllık bir boşluğu kapatmıştı. Ancak bu başarının ardındaki rahatlama, yerini giderek artan bir endişeye bırakıyor: SpaceX, bu alandaki tek güvenilir tedarikçi haline gelirken, sektör yetkilileri durumu 'bekleyen bir felaket' olarak tanımlıyor.
NASA'nın 2014 yılında başlattığı Ticari Mürettebat Programı (Commercial Crew) kapsamında, milyarlarca dolarlık sözleşmelerle iki farklı tedarikçi oluşturulması hedeflenmişti: SpaceX ve Boeing. Ancak Boeing, vaat edilen ikinci tedarikçi rolünü bir türlü yerine getiremedi. 2024 yılında gerçekleştirdiği tehlikeli test uçuşu, NASA tarafından 'Tip A kaza' olarak sınıflandırıldı ve şirketin en erken 2028'den önce mürettebatlı bir görev daha gerçekleştiremeyeceği belirtiliyor. Bu durum, NASA'yı astronot taşımacılığında neredeyse tamamen SpaceX'e bağımlı hale getirdi.
ISS'in 2030'ların başında emekliye ayrılması planlanırken, NASA özel sektörle iş birliği yaparak yeni nesil uzay istasyonları geliştirmeye çalışıyor. Axiom Space, Vast Space, Voyager, Blue Origin ve muhtemelen SpaceX, bu alandaki kilit oyuncular arasında yer alıyor. Ancak bu özel istasyonların işletilmesi, astronotların taşınması için güvenilir bir ulaşım sistemi gerektiriyor. Şu an için bu ihtiyacı karşılayabilecek tek araç Crew Dragon.
Axiom Space, daha önce SpaceX ile iş birliği yaparak Crew Dragon ile özel astronotları ISS'e taşımıştı. Vast Space ise ilk uzay istasyonlarını desteklemek için Dragon'u kullanmayı planlıyor. SpaceX'in kendisi de Starship aracını potansiyel bir uzay istasyonu olarak değerlendiriyor olabilir. Ancak tüm bu planlar, Crew Dragon'un sürekli olarak kullanılabilirliğine bağlı. Bir uzay aracının arızalanması veya herhangi bir nedenle hizmet dışı kalması, tüm özel uzay istasyonu ekosistemini çökme riskiyle karşı karşıya bırakabilir.
Sektör yetkilileri, bu tek tedarikçiye bağımlılığın uzun vadede sürdürülemez olduğunu vurguluyor. 'Bir felaket olmasını beklemiyoruz, ancak bu durum bekleyen bir felaket,' diyen yetkililer, NASA'nın alternatif ulaşım araçları geliştirmek için daha fazla yatırım yapması gerektiğini belirtiyor. Boeing'in Starliner'ı, bu alternatiflerden biri olarak görülse de şirketin yaşadığı teknik sorunlar ve gecikmeler, güveni zedeliyor. Blue Origin'in New Shepard aracı da henüz yörünge uçuşu gerçekleştiremediği için bir seçenek olarak değerlendirilmiyor.
Özel uzay istasyonlarının hayata geçirilmesi, NASA'nın ISS sonrası dönemdeki en önemli hedeflerinden biri. Ancak bu hedefe ulaşmak, sadece istasyonların inşasıyla değil, aynı zamanda güvenilir bir ulaşım altyapısının oluşturulmasıyla mümkün olacak. Crew Dragon'un tek seçenek olması, NASA'nın elini zayıflatırken, olası bir aksaklık tüm programı tehlikeye atabilir. Uzmanlar, bu nedenle en kısa sürede ikinci bir tedarikçinin devreye girmesi gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, 'bekleyen felaket' gerçeğe dönüşebilir.
Kaynak: arstechnica.com