Google, AB'de Site Engelleme Kararına Karşı Çıkıyor: Sansür mü, Telif Hakkı Koruması mı? Yazılım

Google, AB'de Site Engelleme Kararına Karşı Çıkıyor: Sansür mü, Telif Hakkı Koruması mı?

Google, Fransa mahkemesinin korsan sitelere erişimi engelleme kararına karşı çıkıyor. DNS filtrelemenin etkisiz ve orantısız olduğunu savunuyor.

Fransa'da bir mahkeme, spor yayın hakları sahiplerinin talebi üzerine Google ve Cloudflare gibi üst düzey internet aracılarının korsan yayın sitelerine erişimi aktif olarak engellemesine karar verdi. Ancak Google bu karara karşı çıkıyor ve gerekçeleri şaşırtıcı derecede sağlam. Bu önemli karar, yasadışı yayın hizmetleri yerine doğrudan üst düzey internet sağlayıcılarına sorumluluk yüklüyor. Oysa bu yasadışı siteler, özellikle uluslararası hukuktaki boşlukları kullanarak veya ana platformları engellendiğinde devreye giren yedek alan adları ve sunucular sayesinde yerel mahkemelerde adalete teslim edilmeleri son derece zor olan yapılar.

Birden çok alan adı, sunucu ve web adresi üzerinden faaliyet gösteren bu sitelere erişimi engellemek için Google'ın DNS filtreleme, IP ve VPN engelleme gibi yöntemler kullanması gerekecek. Ancak bu tür kapsamlı yaklaşımlar, yasalara uyan kullanıcıları ve web barındırma hizmetlerini de etkileyecek. Bir benzetme yapmak gerekirse, bu bir minnow (küçük balık) yakalamak için dev bir trol ağı kullanmaya benziyor. Sonuçta denizdeki tüm minnowları yakalayabilirsiniz, ancak yunuslara, balinalara ve diğer balık türlerine de zarar verirsiniz. Daha da kötüsü, bilinçli internet korsanları bu eylemleri aşmanın birden çok yoluna sahip olduğu için minnowlar hâlâ kaçabilirken, büyük balıklar (sıradan internet kullanıcıları) filtrelemeye takılabilir.

Google, AB mahkemesine sunduğu savunmada şunları söyledi: "DNS çözümleyicilerini, IP'leri, VPN'leri engellemek etkisizdir çünkü içeriği hiçbir şekilde kaldırmaz ve alternatif DNS çözümleyicileri kullanılarak kolayca aşılabilir. Orantısızdır, yasal hizmetleri yakalar, bölge dışılık endişelerini artırır ve tüm alan adlarını engeller. Benzer şekilde, IP adreslerini engellemek ne içeriği kaldırır ne de orantılı sonuçlar elde eder, çünkü aynı IP adresini birçok yasal hizmet kullanıyor olabilir." Google'ın raporu, bu toptan yasakların neden olduğu gerçek dünya zararlarına da atıfta bulunuyor: Google Drive erişiminin yanlışlıkla engellenmesi ve Amnesty International, ACLU, UNICEF, UNHCR, Avustralya Senatosu ve Stanford Law Review gibi web sitelerine erişimin kısıtlanması.

Detaylar ve Etkileri

Electronic Frontier Foundation (EFF) da Google'ın eleştirilerini yineleyerek AB'nin interneti yasama girişimlerinin "AB kullanıcılarını büyük teknoloji şirketlerinin kapıları arkasında kilitli tuttuğunu" savundu. EFF ayrıca AB Telif Hakkı Direktifi'nin 13. Maddesi'nde savunulan otomatik filtreleme zorunluluklarına da güçlü bir şekilde karşı çıktı. Bu endişelerin ABD'ye de geldiği görülüyor; zira Temsilciler Meclisi Fikri Mülkiyet Alt Komitesi, AB tarafından uygulanan türden üst düzey içerik yasaklarını tam olarak tartışmak üzere 30 Haziran'da bir araya geldi. Kaliforniya Temsilcisi Darrell Issa, tam da böyle bir yasa tasarısı sunacağını taahhüt etti.

Sonuç ve Değerlendirme

Tesadüf değil, bu yasama çabaları, yasadışı yayın ve indirmelerin popülaritesinin yeniden canlandığı bir dönemde hız kazanıyor. Bir yayına göre bu bir 'Korsanlık Rönesansı' olarak adlandırılıyor. Belki de bu durum, çevrimiçi yayın platformlarındaki büyük artışa rağmen değil, tam da bu platformların fiyatları yükseltme, reklam ekleme ve içerik tekliflerini parçalama çabaları nedeniyle ortaya çıkıyor. Bu tartışmanın, giderek daha fazla teknoloji şirketinin argümana dahil olması ve Google gibi internet devlerinin çıkarlarının büyük medya yayıncılarının telif hakkı talepleriyle karşı karşıya gelmesiyle kızışması bekleniyor.

Nasıl Önlem Alınmalı?

Sonuç olarak, Google'ın bu karara karşı çıkması, internet özgürlüğü ve telif hakkı koruması arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gündeme getiriyor. DNS filtreleme gibi yöntemlerin etkisizliği ve orantısızlığı, yasa koyucuların daha hedefli ve daha az zarar verici çözümler bulması gerektiğini gösteriyor. Aksi takdirde, korsanlıkla mücadele adı altında yapılan düzenlemeler, masum kullanıcıların mağdur olmasına ve internetin temel yapısının zarar görmesine neden olabilir. Bu nedenle, teknoloji şirketlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının uyarılarını dikkate almak, gelecekteki internet politikalarının şekillenmesinde hayati önem taşıyor.

Kaynak: mashable.com

Paylaş: