İngiltere Bilgi Komiseri (Information Commissioner) John Edwards, hakkında yürütülen insan kaynakları soruşturmasının ardından istifa etti. Soruşturma, Edwards'ın iş yerinde çalışanlarına yönelik şikayetler üzerine başlatılmıştı. Bilgi Komiserliği Ofisi (ICO), 19 Haziran'da Yeni Zelanda doğumlu Edwards'ın görevden ayrıldığını doğruladı. Açıklamada, soruşturmanın Edwards'ın davranışlarının bir kamu görevlisinden beklenen standartların altında olduğu sonucuna vardığı belirtildi.
Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Bakanı Liz Kendall, konuyla ilgili LinkedIn üzerinden detaylı bir paylaşım yaptı. Kendall, "Personeliyle etkileşimlerinde kullandığı kaba ve aşırı cinselleştirilmiş dile dair kanıtlar gördüm. Bu olayları, istifasını duyurduğu sosyal medya gönderisi de dahil olmak üzere, yersiz mizah olarak tanımlamaya devam etmesinden son derece endişeliyim" ifadelerini kullandı. Kendall, bu tür davranışların iş yerinde kabul edilemez olduğunu ve özellikle bir kurumun lideri tarafından sergilenmemesi gerektiğini vurguladı.
Kendall, deneyimlerini soruşturmacılarla paylaşanlara teşekkür ederek, "Birden fazla kadın, Bay Edwards ile etkileşimlerinin ardından rahatsız, şok ve tedirgin hissettiklerine dair ifade verdi" dedi. ICO ise başlangıçta kısa bir açıklama yaparken, Kendall'ın paylaşımının ardından 20 Haziran'da güncelleme yayınladı. Açıklamada, "Bay Edwards'ın eylemleri değerlerimizle tamamen çelişiyor. Cinsel taciz, zorbalık veya ayrımcılığı hiçbir şekilde kabul etmiyoruz" denildi.
Edwards ise LinkedIn üzerinden yaptığı açıklamada pozisyonunun sürdürülemez hale geldiğini kabul etti. "Soruşturma başlatıldığı andan itibaren, kötü muhakeme sergilediğim ve uygunsuz, rahatsızlık veren mizah girişimlerinde bulunduğum anlar olduğunu kabul ettim. Bu nedenle görevimden istifa etmemin uygun olduğuna karar verdim" dedi. Edwards'ın dört yıllık görev süresindeki tartışmalı kararlarından biri, kamu sektörü kuruluşlarına yönelik yeni bir politika getirerek para cezalarını azaltması ve daha çok kınama cezası vermesiydi. Uzmanlar bu politikayı adaletsiz ve yanlış yönlendirilmiş olarak nitelendirmişti.