ABD ordusu, İran'a yönelik keşif ve saldırı görevleri sırasında toplam değeri 1 milyar doları aşan düzinelerce MQ-9A Reaper tipi insansız hava aracını kaybetti. Bu ağır kayıplar, Pentagon’u mevcut pahalı drone ve insanlı uçak stratejisini sorgulamaya itti. Savunma Bakanlığı’na bağlı Savunma Yenilik Birimi (DIU), sektörden gelen teklif çağrısında, mevcut durumu 'düşmanın düşük maliyetli hava savunma sistemleriyle katmanlı savunma kurduğu bir ortamda sürdürülemez' olarak nitelendirdi. Yeni hedef, daha uygun maliyetli, seri üretilebilir ve kayıpları tolere edilebilir drone'larla düşman hava savunmasını aşmak.
Pentagon’un yeni stratejisi, pratikte Ukrayna’nın Rusya’ya karşı yürüttüğü uzun menzilli vuruş kampanyasına benziyor. Ukrayna, cephe gerisindeki Rus lojistik hatları, petrol rafinerileri ve enerji tesislerini hedef almak için her gün yüzlerce nispeten ucuz drone ve füze fırlatıyor. Bu yaklaşım, Rusya’nın en gelişmiş hava savunma sistemlerini aşındırırken aynı zamanda onları yok etmeyi başarıyor. ABD’nin İran’daki kayıpları, Ukrayna modelinin aslında büyük güçler için de geçerli olduğunu gösteriyor: Pahalı ve az sayıdaki platform yerine, çok sayıda ucuz ve sarfiyatı kabul edilebilir drone kullanmak.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a başlattığı saldırıdan bu yana, ABD ordusu ağırlıklı olarak pahalı insanlı uçaklar ve drone’larla hava harekâtı icra etti. Bu durum, maliyeti yüksek uçak ve helikopterlerin kaybına yol açarken, düşen pilotları kurtarmak için arama-kurtarma operasyonlarını zorunlu kıldı. En riskli görevlerde ise MQ-9A Reaper’lar derin İran hava sahasına girerek istihbarat toplama ve füze saldırıları gerçekleştirdi. Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı Kenneth Wilsbach, Reaper’ı 'en değerli oyuncu' olarak tanımlasa da, ağır kayıplar yeni bir yaklaşımı zorunlu kıldı.
DIU’nun yayınladığı ihale çağrısında, yeni drone’ların 'düşman hava savunmasını, çok sayıda drone kaybı yaşansa bile, alt edebilecek' şekilde tasarlanması isteniyor. Bu, aslında 'sürü' (swarm) taktiklerine dayanan bir konsept: Çok sayıda ucuz drone, aynı anda farklı yönlerden saldırarak hava savunma sistemlerinin kapasitesini aşıyor. Her bir drone’un maliyeti 30 milyon doların altında olacak şekilde hedefleniyor. Mevcut Reaper’ların birim fiyatı yaklaşık 30 milyon dolar iken, daha küçük ve basit kamikaze drone’ların maliyeti birkaç bin dolara kadar düşebiliyor.
Yeni strateji, ABD’nin İran, Rusya veya Çin gibi rakiplerine karşı savaş doktrinini kökten değiştirebilir. Geleneksel hava üstünlüğü konsepti, pahalı savaş uçakları ve eğitimli pilotlara dayanırken, yeni konseptte insansız sistemler ve yapay zeka ön plana çıkıyor. Ancak bu geçiş, lojistik, komuta-kontrol ve hedef tespiti gibi alanlarda da dönüşüm gerektiriyor. Özellikle sivil kayıpların önlenmesi ve hedef doğruluğu gibi konular, ucuz drone’ların daha az hassas olması riskini beraberinde getiriyor.
Sonuç olarak, ABD’nin 1 milyar dolarlık Reaper kaybı, savunma sanayiinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Pentagon’un ucuz ve sarfiyatı kabul edilebilir drone’lara yönelmesi, önümüzdeki yıllarda hava muharebesinin şeklini değiştirebilir. Ukrayna’nın sahada kanıtladığı bu model, ABD’nin yüksek bütçeli sistemler yerine sayısal üstünlüğe dayanan bir yaklaşıma geçişini hızlandırabilir. DIU’nun ihalesi, bu yönde atılmış somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: arstechnica.com