New York Valisi Kathy Hochul, Salı günü imzaladığı bir yürütme emriyle 50 megavat ve üzeri kapasiteye sahip yeni veri merkezlerinin inşasını bir yıla kadar durdurdu. Bu kararla New York, yapay zeka patlamasını besleyen dev tesislere fren çeken ilk ABD eyaleti oldu. Eyalet yetkilileri, bu süre zarfında Kapsamlı Çevresel Etki Değerlendirmesi (Generic Environmental Impact Statement) hazırlayacak ve standartlar belirlendiğinde inşaat yasağı kalkacak. Ancak karar, eski Başkan Donald Trump'ın sert tepkisine yol açtı.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda moratoryumu 'korkunç bir karar' olarak nitelendirerek, bunun yatırım, vergi geliri ve iş imkanlarını bu tesisleri isteyen eyaletlere kaptırmak anlamına geldiğini söyledi. 'Gelecekteki işlerin en büyük itici güçlerinden biri veri merkezleridir' diyen Trump, bu tesisleri ev sahipliği yapan eyaletler için 'para makineleri' olarak tanımladı. Projelerin Teksas, Florida, Alabama ve Arizona'ya kayacağını iddia eden Trump, 'Vergiler ve işler sıvı altın değerinde!' ifadelerini kullandı. New York'tan derhal geri adım atmasını isteyen Trump, ABD'nin yapay zeka liderliğini Çin ve diğer ülkelere kaptırmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Hochul, aynı gün X hesabından yaptığı açıklamayla Trump'ın kendi söylemini tersine çevirdi: 'Veri merkezleri gerçekten 'sıvı altın' ise, New Yorklular kırıntılarla yetinmek zorunda değil.' Hochul, moratoryumun amacını 'Yapay zekayı besleyen toplulukların bu başarıdan pay alması gerekiyor' sözleriyle açıkladı ve 'Belki bu Washington'da yeni bir kavram. Biz buna işimizi yapmak diyoruz' diye ekledi. Vali, kararını elektrik faturaları, su tüketimi ve bu tesislerin maliyetlerinin çoğunlukla ev sahibi kasabalara yüklenirken getirilerin buralara yansımamasına dayandırıyor.
Sistem Güvenliği
Georgia Tech Üniversitesi'nin geçen hafta yayımladığı bir araştırma, veri merkezi kazançlarının eşitsiz dağıldığını ortaya koydu. Metropol ilçeler faydanın büyük kısmını alırken, kırsal topluluklar tesisleri barındırıyor ve daha yüksek elektrik faturaları ödüyor. Finansal boyut da tartışmanın şiddetini açıklıyor: ABD veri merkezi kiralama taahhütleri 2026'nın ilk çeyreğinde 850 milyar doları aşarak rekor kırdı. Bu büyüklükteki bir pazarda tek bir eyaletin bir yıllık moratoryumu küçük kalırken, tepkiler orantısız oldu.
Milyarder yatırımcı Bill Ackman, Trump ile aynı Çin argümanını kullandı: 'Çin veri merkezlerine moratoryum koymuyor. Süper zeka yarışını ABD kazanmalı, yoksa ülkemiz ve demokrasimiz risk altında.' Kripto para savunucusu Anthony Pompliano ise politikayı 'akla gelebilecek en aptalca kamu politikası' olarak nitelendirdi. Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ise Hochul'a teşekkür ederek moratoryumun yasa koyuculara güçlü korumalar hazırlamak ve yapay zekanın 'sadece güçlü bir azınlığa değil, herkese fayda sağlaması' için zaman kazandırdığını savundu.
Tartışmanın en dikkat çekici yanı, aslında pek azının New York'la ilgili olması. Trump'ın paylaşımı, Hochul'a yönelik bir şikayet olduğu kadar diğer valilere de bir tehdit niteliği taşıyor. Bu, federal düzeyde eyaletlerin yapay zeka düzenlemelerini önlemeye yönelik daha geniş bir kampanyanın parçası. Ancak bu kampanya pek başarılı olmadı: Senato, önleme hükmünü 99'a 1 oyla kaldırdı. İşin ironik tarafı, yönetimin kendi yürütme emri, veri merkezi imar yetkisini eyaletlerin sorunu olarak tanımlıyor; bu da Hochul'un yaptığının neredeyse birebir aynısı.
Ve Hochul, tartışmanın öne sürdüğü kadar aykırı bir figür değil. Yerel muhalefet, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 130 milyar dolar değerindeki en az 75 ABD veri merkezi projesini geciktirdi veya engelledi; bunların hiçbiri valilik kararı gerektirmedi. Danimarka da şebeke bağlantılarını durdurdu. New York, direnişi bir yürütme emrine döken ilk eyalet olsa da, direnen ilk yer değil. Emir yürürlükte kaldı; Trump'ın onu kaldırmak için bir mekanizması yok, Hochul geri adım atmaya niyetli görünmüyor ve Çevresel Etki Değerlendirmesi ne kadar sürerse sürecek.
Kaynak: thenextweb.com