Avrupa Birliği'nde 7 Temmuz 2026 itibarıyla satılan tüm yeni araçlarda sürücü yorgunluk ve dikkat dağınıklığı uyarı sistemleri (DDAW ve ADDW) zorunlu hale geldi. ABD'de de benzer bir düzenleme için Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) çalışmalarını sürdürüyor. Bu teknoloji, kızılötesi kameralar ve sensörler aracılığıyla sürücünün yüzünü ve gözlerini sürekli izleyerek yorgunluk, dikkat dağınıklığı veya uyuşturucu/alkol etkisi belirtilerini tespit etmeyi amaçlıyor. Ancak bu sistemler, beraberinde ciddi gizlilik ve güvenlik sorunlarını da getiriyor.
Sürücü izleme sistemleri, araç içinde sürekli biyometrik gözetim anlamına geliyor. Kızılötesi kameralar, göz hareketleri, göz bebeği büyümesi ve yorgunluk desenlerini takip ederek aracı adeta bir biyometrik değerlendirme alanına dönüştürüyor. Uzmanlar, bu verilerin nasıl kullanıldığı, ne kadar süre saklandığı ve üçüncü taraflarla paylaşılıp paylaşılmadığı konusunda şeffaflık eksikliğine dikkat çekiyor. Özellikle sigorta şirketlerinin bu verilere erişerek primleri sürüş davranışına göre ayarlaması olasılığı endişe yaratıyor.
Teknolojinin maliyeti de araç fiyatlarına yansıyacak. Her araç başına 100 ila 500 dolar arasında ek maliyet getiren bu sistemler, kaza sayısını azaltarak sigorta şirketlerine fayda sağlarken, tüketiciler zaten yüksek olan araç fiyatlarıyla karşı karşıya kalacak. Ayrıca sistemlerin güvenilirliği de soru işaretleri taşıyor. Yanlış pozitif uyarılar, sürücünün hatalı bir şekilde yorgun veya dikkati dağınık olarak sınıflandırılmasına ve aracın kullanımının kısıtlanmasına yol açabilir. Engelli sürücülerin yüz veya göz desenlerinin yanlış yorumlanması da ayrı bir risk.
Bir diğer endişe ise yazılım güncellemeleriyle sistemlerin yeteneklerinin genişletilebilmesi. Kablosuz güncellemeler (OTA) sayesinde araç satın alındıktan sonra izleme kapasitesi artırılabilir, bu da tüketicilerin rızası dışında daha kapsamlı gözetime maruz kalmasına neden olabilir. NHTSA'nın 2023 Kongre raporu da teknolojinin yaygın kullanıma hazır olup olmadığını sorgulamıştı. Hatta Anneler Alkollü Sürücülere Karşı (MADD) örgütü bile, sürücü mahremiyetini koruyacak standartların belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Detaylar ve Etkileri
Peki tüketiciler olarak ne yapabiliriz? Yeni araç alırken üreticinin gizlilik politikasını inceleyin. Verilerin yerel olarak işlenip işlenmediğini, uzun süreli saklanıp saklanmadığını ve üçüncü taraflarla paylaşılıp paylaşılmadığını sorgulayın. Mümkünse bulut bağlantısını devre dışı bırakın veya sürücü puanlama, eko-sürüş gibi isteğe bağlı özellikleri kapatın. Gizlilik ayarlarını mümkün olan en katı seviyeye getirin. Bazı ülkelerde veri silme ve paylaşımı reddetme hakkınız bulunuyor.
Nasıl Önlem Alınmalı?
Sigorta indirimi veya ödül vaat eden programlara katılırken dikkatli olun. Bu tür programlar genellikle detaylı sürücü verilerinin paylaşılmasını gerektirir. Unutmayın, arabanız sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda kişisel verilerinizin toplandığı bir alan haline geliyor. Gizliliğinizi korumak için bilinçli seçimler yapın ve teknolojinin size sunduğu kontrolleri kullanın.
Kaynak: malwarebytes.com