Birçok B2B reklamvereni, PPC performansını hâlâ basit bir soruyla değerlendiriyor: 'Kaç lead (potansiyel müşteri adayı) oluşturduk?' Ancak uzun B2B satış döngülerinde bu soru yanıltıcı olabilir. Nitelikli fırsatlar (qualified pipeline) ve elde edilen gelir, çok daha kapsamlı bir hikaye anlatır. Lead hacmi ölçülmesi kolaydır, ancak her zaman iş değerini yansıtmaz. Özellikle ürün karmaşık, pahalı, düzenlemelere tabi veya danışmanlık gerektiren bir satış sürecine sahip olduğunda, bir form doldurma işlemi ticari sürecin yalnızca başlangıcıdır.
Çoğu PPC raporu hâlâ yüzeysel metrikler üzerine odaklanır: oluşturulan lead sayısı, lead başına maliyet, dönüşüm oranı, form gönderimleri, aramalar ve demo talepleri. Bu sayılar kullanışlıdır ancak tek başlarına başarıyı tanımlamamalıdır. 100 düşük kaliteli lead üreten bir kampanya, bir panelde 15 yüksek nitelikli aday üreten kampanyadan daha iyi görünebilir. Ancak bu 100 lead gerçek satış fırsatına dönüşmezse, kampanya gerçekten performans göstermiyordur. Örneğin, premium bir pelvik taban terapi cihazı düşünelim. Hedef kitle klinikler, fizyoterapistler, doktorlar, tıp merkezleri, rehabilitasyon merkezleri, fitness merkezleri ve diğer potansiyel iş ortaklarını içerir. Bunlar kitlesel pazar alıcıları değildir; arama hacmi sınırlıdır, karar süreci daha uzundur ve alıcılar genellikle ürünü, iş gerekçesini, yatırımı, uygulamayı ve uzun vadeli değeri anlamak ister.
Bu tür bir pazarda, tek bir nitelikli fırsat, düzinelerce niteliksiz talepten daha değerli olabilir. Bu nedenle düşük lead hacmi, otomatik olarak zayıf PPC performansı anlamına gelmez. Bazen kampanya, dar ama değerli bir kitleye ulaşıyordur. Lead hacmi tek başına B2B pazarlama performansını yansıtmaz. Farklı huni aşamalarında (tıklamalar, form gönderimleri, nitelikli lead'ler, satış fırsatları, kapanan anlaşmalar, gelir) platformun gördüğü ile işletmenin değerlendirmesi gerekenler arasında büyük fark vardır. Örneğin, 1.000 tıklama ve 50 form gönderimi platformda iyi görünürken, CRM bağlı değilse yalnızca 10 nitelikli lead ve 5 satış fırsatı görünmez. Gerçek başarı, hangi kampanyaların müşteri oluşturduğu ve 80.000 dolar gelir sağladığıdır.
B2B PPC'deki en büyük hatalardan biri, her dönüşümü eşit değerde görmektir. Reklam platformu açısından bir lead formu, iletişim talebi, rota tıklaması veya sayfa ziyareti dönüşüm olarak görünebilir. Ancak iş perspektifinden aynı değere sahip değillerdir. Ciddi bir klinik sahibinin doğrudan iletişime geçmesi, genellikle özel bir tüketici, öğrenci, rakip veya uyumsuz bir lead'den çok daha değerlidir. Google Ads yalnızca 'form gönderildi' sinyalini alırsa, daha fazla form gönderimi oluşturmaya çalışır. Daha iyi geri bildirim sağlamazsanız hangi eylemlerin ticari olarak değerli olduğunu otomatik olarak anlamaz. Birçok B2B reklamvereni bu noktada hayal kırıklığına uğrar: Hesap daha fazla dönüşüm gösterir, ancak satış ekibi lead kalitesinin düşük olduğunu söyler. Çoğu zaman sorun, dönüşüm sinyalidir.
Maliyet per lead (CPL), en yaygın PPC metriklerinden biridir, ancak B2B'de yanlış teşvikler yaratabilir. İki kampanya düşünelim: Kampanya A, lead başına 50 dolardan 80 lead üretir. Kampanya B, lead başına 200 dolardan 15 lead üretir. İlk bakışta Kampanya A daha iyi görünür. Ancak Kampanya A yalnızca bir nitelikli fırsat yaratırken Kampanya B altı nitelikli fırsat yaratıyorsa, Kampanya B daha fazla iş değeri sağlar. Kampanyaları yalnızca CPL ile değil, nitelikli lead başına maliyet, fırsat başına maliyet, kampanya bazında fırsat değeri, kaynağa göre kapanma oranı, kampanya bazında gelir, müşteri edinme maliyeti ve ROAS gibi metriklerle ölçün. Örneğin, Kampanya A 4.000 dolar harcayıp 2 nitelikli fırsat ve 15.000 dolar gelir sağlarken, Kampanya B 3.000 dolar harcayıp 8 nitelikli fırsat ve 95.000 dolar gelir sağlayabilir. ROAS sırasıyla 3,8x ve 31,7x olur.
Gelecekte Ne Bekleniyor?
Lead kalitesini görünür kılan CRM'dir. Pazarlama platformları tıklamaları, dönüşümleri ve maliyetleri gösterir. CRM ise hangi lead'lerin gerçek satış fırsatlarına dönüştüğünü, hangi kampanyaların gelir getirdiğini ve hangi kaynakların en yüksek kapanma oranına sahip olduğunu ortaya koyar. B2B reklamverenleri, PPC verilerini CRM'ye bağlamalı ve dönüşüm değerlerini (örneğin, iletişim talebi, demo talebi) farklı şekilde işaretlemelidir. Aksi takdirde, reklam platformu yanlış hedeflere optimize olur. Unutmayın: Dönüşüm sayısından çok dönüşümün türü önemlidir. Gerçek başarı, lead hacminde değil, nitelikli fırsatlar ve gelirde gizlidir.
Kaynak: searchengineland.com