Christopher Nolan'ın The Odyssey Filminin Tepegözü, Tarihin En Kanlı Tablosundan İlham Aldı Siber Güvenlik

Christopher Nolan'ın The Odyssey Filminin Tepegözü, Tarihin En Kanlı Tablosundan İlham Aldı

Christopher Nolan'ın The Odyssey filmindeki Tepegöz Polyphemus, Francisco Goya'nın korkunç tablosu 'Saturn Oğlunu Yiyor'dan ilham alıyor.

Christopher Nolan'ın merakla beklenen filmi The Odyssey, Homeros'un destanına sadık kalsa da, görsel dilinde 19. yüzyıl sanatına uzanan kanlı bir referans barındırıyor. Filmin en çarpıcı sahnelerinden birinde, Odysseus (Matt Damon) ve adamları, dev Tepegöz Polyphemus'un (Bill Irwin) mağarasında mahsur kalır. Bu yaratık, günlük peynir diyetini bir kenara bırakıp Yunan askerlerini vahşice yemeye başlar. İşte bu an, Nolan'ın da doğruladığı gibi, Francisco Goya'nın ünlü tablosu 'Saturn Oğlunu Yiyor'dan (Saturn Devouring His Son) ilham alınarak tasarlanmış.

Goya'nın 1820'lerin başında yaptığı bu tablo, antik Yunan mitolojisindeki bir sahneyi betimler: Titanların lideri Kronos (Romalılarda Satürn), kendi çocuklarını yutarak bir kehaneti engellemeye çalışır. Ancak Goya, bu miti klasik anlatımdan farklı yorumlar; Kronos çocuklarını bütün olarak yutmak yerine, birini parçalayıp kollarını ve başını kopararak gövdesini yemektedir. Çılgın gözlerle betimlenen bu figür, tam anlamıyla bir dehşet tablosudur.

Nolan, The Odyssey'de Polyphemus'u tam da bu şekilde canlandırır. Dev Tepegöz, Odysseus'un adamlarını birer birer yakalayıp kafalarını koparır ve vücutlarını bir çocuk gibi iştahla yer. Filmdeki bu sahne, Goya'nın tablosundaki vahşeti birebir yansıtır. Polyphemus'un yalnızca bir gözü olan çarpık yüzü, devasa ama beceriksiz hareketleri, seyirciye hem korku hem de tuhaf bir acıma hissi verir.

Uzmanların Görüşleri

Sanat tarihçileri için bu bağlantı sürpriz değil. Homeros'un orijinal metninde de Polyphemus'un yemek sahnesi oldukça kanlıdır: 'Adamlarımı yakaladı, yere vurdu, beyinleri yere saçıldı, sonra onları parçalayıp bir aslan gibi yedi, iç organlarını, iliklerini bile bırakmadı.' Nolan, bu görselliği Goya'nın paranoid ve kan içici Satürn'üyle birleştirerek unutulmaz bir sinema anı yaratmış.

Nolan'ın bu seçimi, filmin sanatsal derinliğini artırırken, izleyicilere de görsel bir şölen sunuyor. Goya'nın tablosu, yüzyıllardır sanatseverleri etkileyen bir başyapıttır; Nolan ise bu etkiyi modern sinemaya taşıyor. The Odyssey, sadece bir mitoloji uyarlaması değil, aynı zamanda sanat tarihine saygı duruşu niteliğinde bir yapım.

Gelecekte Ne Bekleniyor?

Film, 17 Temmuz'da vizyona girecek. Sanat ve sinema severler için kaçırılmaması gereken bu yapım, Nolan'ın görsel hikaye anlatıcılığını bir kez daha gözler önüne serecek. Goya'nın fırçasından Nolan'ın kamerasına uzanan bu kanlı yolculuk, sinema tarihine geçecek gibi görünüyor.

Kaynak: mashable.com

Paylaş: