Siber güvenlik dünyasında alarm zilleri çalıyor. MetaCompliance'ın 9 Temmuz'da yayımladığı ve Avrupa genelinde 200'den fazla CISO'nun katıldığı araştırmaya göre, güvenlik liderlerinin %78'i yönetim kurulu seviyesindeki karar alıcıların, çalışanların iş yerinde karşılaştığı siber riskleri tam olarak kavramadığına inanıyor. Bu oran, yapay zeka destekli saldırıların arttığı bir dönemde endişe verici boyutlara ulaşıyor.
Araştırma, özellikle phishing saldırıları ve yapay zeka ile ilgili güvenlik zorlukları karşısında çalışanların savunmasız kaldığını ortaya koyuyor. Ancak en büyük sorun, üst yönetimin bu tehditlere gereken ilgiyi göstermemesi. CISO'ların %79'u, güvenlik farkındalığı girişimlerine yönelik liderlik desteğinin zamanla azaldığını ve bu durumun, yapay zeka tabanlı sosyal mühendislik saldırıları gibi gelişen tehditlere karşı korumayı zorlaştırdığını belirtiyor.
Bu destek eksikliği, CISO'ların kurumlarının siber dayanıklılığına olan güvenini de etkiliyor. Araştırmaya katılanların yarısı, son 12 ayda kurumlarının siber dayanıklılığına olan güvenlerinin azaldığını ifade ediyor. Bunun temel nedeni olarak da yapay zeka tabanlı, ölçeklenebilir ve giderek daha karmaşık hale gelen sosyal mühendislik saldırıları gösteriliyor. MetaCompliance CEO'su James Mackay, 'Yapay zeka, insan riskinin bağlamını değiştirdi. Saldırganlar artık bariz dolandırıcılıklara veya kötü yazılmış phishing e-postalarına güvenmiyor. Ölçeklenebilir şekilde son derece ikna edici kimlik avı girişimleri, sosyal mühendislik saldırıları ve sahte iletişimler oluşturabiliyorlar.' diyor.
Nasıl Önlem Alınmalı?
CISO'ların karşılaştığı bir diğer zorluk ise iş birimleri arasındaki kopukluk. Farklı departmanların farklı politikalar uygulaması, güvenlik ve erişim konularında karmaşaya yol açarak veri kaybına veya siber olaylara neden olabiliyor. Ayrıca, iş yerinde büyük dil modelleri (LLM) ve yapay zeka ajanlarının kullanımının artması durumu daha da karmaşık hale getiriyor. CISO'ların %40'ı, çalışanların hassas bilgileri üretken yapay zeka platformlarıyla paylaşmasından endişe ediyor; bu da veri ihlallerine veya gizlilik ihlallerine yol açabilir.
Uzmanların Görüşleri
Mackay, bu ortamda yöneticilerin siber risklerin oluşturduğu potansiyel tehditlere tam olarak yatırım yapmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Aksi halde CISO'lar, kurumun karşılaştığı siber güvenlik zorluklarıyla başa çıkmak için yetersiz donanıma sahip oluyor. 'Liderlik desteği ilk hamleden sonra azalırsa, kuruluşlar savunmasız kalır. Yapay zeka destekli tehditlere karşı dayanıklılık oluşturmak, sürekli yönetim desteği, daha iyi paydaş uyumu ve insan kaynaklı siber riski yönetmek için daha akıllı, davranış odaklı bir yaklaşım gerektiriyor.' diye ekliyor.
Sistem Güvenliği
Sonuç olarak, siber güvenlik sadece bir teknoloji sorunu değil, aynı zamanda bir yönetim ve strateji sorunudur. Araştırma, CISO'ların üst yönetimle daha iyi iletişim kurması ve insan kaynaklı risklerin iş stratejisinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini gösteriyor. Yapay zeka tehditlerinin hızla arttığı bir dönemde, liderlik desteğinin sürekliliği ve kurum genelinde ortak bir risk anlayışı oluşturulması, siber dayanıklılığın anahtarı olacak.
Kaynak: infosecurity-magazine.com