Motorsporları denilince akla genellikle hız, rekabet ve teknolojik yenilikler gelir. Ancak Lola Cars, tarihi yarış arabası T70S'in yeniden üretiminde tamamen farklı bir yaklaşım benimseyerek dikkatleri üzerine çekti. Şirket, 1965 yılında tanıtılan ve Can-Am serisi ile Le Mans gibi dayanıklılık yarışlarında başarı gösteren bu aracı, sürdürülebilir malzemelerle donatarak hem çevreye duyarlı hem de yüksek performanslı bir alternatif sunuyor.
Lola'nın inovasyon direktörü Matt Faulks, yeni T70S'te kullanılan malzemelerin seçiminde çevresel etkilerin göz önünde bulundurulduğunu belirtiyor. Örneğin, dönemin yarış arabalarında yaygın olarak kullanılan magnezyum alaşımlarının üretimi oldukça kirli ve karbon yoğun bir süreçten geçiyor. Lola ise magnezyumu deniz suyundan, güneş enerjisiyle çalışan elektroliz yöntemiyle elde ederek karbon ayak izini büyük ölçüde azaltıyor.
Yenilik sadece magnezyumla sınırlı değil. Araçta bitki lifleri ve volkanik küller gibi doğal malzemeler de kullanılıyor. Bu sayede hem ağırlık tasarrufu sağlanıyor hem de geri dönüştürülebilir bir yapı oluşturuluyor. Lola, 2022'deki iflastan sonra yeniden yapılanma sürecinde, tarihi yarış arabalarının ruhunu korurken modern çevre standartlarına uyum sağlamayı hedefliyor.
Yeni T70S, FIA onaylı tarihi yarışlara katılabileceği gibi, Birleşik Krallık'ta yol yasal versiyonu olan T70S GT olarak da sunulacak. Lola, bu projeyle motorsporlarında sürdürülebilirliğin mümkün olduğunu kanıtlarken, diğer üreticilere de ilham kaynağı olmayı amaçlıyor. Geçmişin efsanevi tasarımını geleceğin teknolojisiyle birleştiren bu araç, yarış pistlerinde çevreci bir devrimin habercisi olabilir.