Frame: Linux İçin Assembly ile Yazılmış İlk X Sunucusu Siber Güvenlik

Frame: Linux İçin Assembly ile Yazılmış İlk X Sunucusu

Bir geliştirici, X11'in 4 milyon satırlık devasa kod tabanına karşı Assembly dilinde 20 bin satırlık bir X sunucusu yazdı. Frame, bağımlılıksız ve ver

Bir yazılım geliştiricisi, kendi yazılımını kontrol etme yolculuğunda en temel parçalardan birine, X sunucusuna odaklandı. X11, 4 milyon satır kodla devasa bir yapı ve çok az kişi onu tam olarak anlayabiliyor. Bunun üzerine geliştirici, kendi X sunucusunu Assembly dilinde yazmaya karar verdi. Frame adını verdiği bu proje, hiçbir bağımlılık, kütüphane veya çöp toplayıcı içermiyor. Sadece 20 bin satır kodla çalışan Frame, geliştiricinin tüm masaüstünü ve Firefox ile GIMP gibi uygulamaları çalıştırabiliyor.

Frame, X protokolünün tamamını henüz desteklemese de, önyükleme yapabiliyor, ekrana çizim yapabiliyor ve geliştirici bu yazıyı Frame üzerinde yazıyor. Sistemin tamamı, Linux çekirdeği üzerinde Frame, ardından pencere yöneticisi tile ve bilgi çubuğu strip'ten oluşuyor. Tile içinde terminal glass çalışıyor ve glass'ın içinde bare kabuğu yer alıyor. Ayrıca Bolt, ekran kilitleyiciden giriş yöneticisine dönüştürülerek gdm'nin yerini almış durumda. Tüm bu bileşenler Assembly dilinde yazılmış ve CHasm adı verilen bütün yaklaşık 100 bin satır koddan oluşuyor.

Geliştiricinin değiştirdiği yığın (gdm, X11, i3, conky, wezterm, zsh) ise bundan en az 50 kat daha büyük. Bu değişimin temel nedeni pil ömrünü artırmak. Geliştirici, dizüstü bilgisayarının artık bir fana ihtiyacı olmadığını belirtiyor. Yaptığı testlerde, boşta pilde Frame ve Xorg aynı watt değerini çekiyor çünkü panel ve Wi-Fi bu değeri belirliyor. Ancak Xorg, Frame'in neredeyse üç katı CPU kullanıyor. Ayrıca tile ve glass, üç dakikalık ölçümde sıfır milisaniye CPU süresi harcıyor, yani masaüstü dokunulmadığı sürece tamamen hareketsiz kalıyor.

Uzmanların Görüşleri

Masaüstünün ötesinde, geliştirici Fe₂O₃ adını verdiği Rust araçları setini kullanıyor. Bu araçlar, daha önce kullandığı diğer tüm yazılımların yerini almış durumda. Sadece Firefox, düzenli olarak kullandığı son GUI uygulaması olarak kalıyor. Geri kalan her şey, aynı tuş bağlantılarına sahip terminal arayüzlerinden oluşuyor ve boyut ile enerji tüketimi açısından eskilerinin çok küçük bir kısmını oluşturuyor.

Peki sistem kararlı mı? Geliştirici, günlük kullanımda ara sıra sorunlar yaşasa da genel olarak kararlı olduğunu söylüyor. Bir şey bozulduğunda veya yeni bir özellik istediğinde, Claude adlı yapay zeka asistanına danışıyor. Claude'un yorulmadığını, fikirlerini dayatmadığını ve iyi bir öğretmen olduğunu belirtiyor. Bu sayede donanım katmanları, imleç çizimi, GPU geçişleri ve olay izleyicileri hakkında hiç planlamadığı kadar bilgi edinmiş.

Detaylar ve Etkileri

Geliştirici aynı yaklaşımı telefonuna da uygulamış: kendi başlatıcısı, günlük kişiselleştirilmiş haber özeti ve sadece bir kişiye hitap eden bir dizi uygulama. Bu yaklaşımın avantajı basit: ihtiyacı olan ve istediği şeye sahip. Yazılımı kontrol ediyor ve sahipleniyor, tümünü Kamu Malı olarak sunuyor. Geniş kitleler için tasarlanan yazılım herkese biraz uyar, bu ise bir kişiye tam olarak uyuyor.

Kaynak: isene.org

Paylaş: