Gökbilimciler, Hubble ve James Webb Uzay Teleskoplarını kullanarak Dünya'dan yaklaşık 18.000 ışık yılı uzaklıkta, Omega Centauri adlı küresel bir yıldız kümesinin içinde bir yıldızsal kara delik tespit etti. 'oMEGACat BH-2' adı verilen bu kara delik, yalnızca Güneş'in 4,5 katı kütleye sahip; bu da onu şimdiye kadar astrometri yöntemiyle keşfedilen en küçük kara delik yapıyor. Keşif, evrendeki en yaygın kara delik türü olan yıldızsal kara deliklerin nasıl oluştuğu ve küresel kümelerdeki varlığına dair önemli soruları gündeme getiriyor.
Araştırmacılar, bu kara deliği doğrudan gözlemlemek yerine, 23 yıllık arşiv verilerini tarayarak sıradan bir yıldızın neredeyse algılanamaz hareketini izlediler. Güneş'in yaklaşık dörtte üçü kütlesindeki bu yıldız, kara deliğin etrafında neredeyse bir yüzyılda tam bir döngü yapacak kadar geniş bir yörüngede hareket ediyor. Yıldızın bu yörüngesel salınımı, ancak bir kara deliğin kütleçekimsel etkisiyle açıklanabildi.
Utah Üniversitesi'nden Matthew Whitaker liderliğindeki ekip, bu keşfin modern astronominin ulaştığı hassasiyeti gösterdiğini belirtiyor. Whitaker, 'Bu ölçümlerin hassasiyeti inanılmaz; Hubble ve Webb'in dedektörlerindeki bir pikselin çok küçük bir kısmına kadar inebiliyoruz. Bu kara deliği bu iki uzay teleskobu olmadan bulmak mümkün olmazdı' dedi. Keşif, Astrofizik Dergisi Mektupları'nda yayımlandı.
Sistem Güvenliği
Omega Centauri, milyonlarca yıldız barındıran kalabalık bir küresel küme. Bilgisayar modelleri, bu tür kümelerin yaklaşık 10.000 yıldızsal kara delik içerebileceğini öngörüyor ancak şimdiye kadar bunları tespit etmek zor oldu. Bazı simülasyonlar, küresel kümelerin yoğun ortamının küçük kara delikleri galaktik boşluğa fırlatabileceğini öne sürerken, bu keşif kümelerin kara delikleri tutup tutamadığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Önemli Gelişmeler
Keşfedilen kara delik aynı zamanda bir sürpriz de barındırıyor: oMEGACat BH-2, bilgisayar modellerinin öngördüğü kadar ağır değil. Evrenin ilk dönemlerinde oluşan, ağır elementlerce fakir yıldızların daha ağır yıldızsal kara delikler üretmesi beklenirken, bu kara deliğin kütlesi beklentilerin altında kaldı. Araştırmanın ortak yazarı Anil Seth, 'Artık metalce fakir bir yıldızın böyle bir kara delik oluşturabildiğini biliyoruz ve bunun nasıl olduğunu anlamamız gerekiyor' diyor.
Bu keşif, gökbilimcilerin küresel kümelerdeki kara delik popülasyonunu anlamalarına yardımcı olacak. Eğer bu tür küçük kara delikler yaygınsa, kümelerin dinamikleri ve evrimi üzerinde önemli etkileri olabilir. Ayrıca, astrometri yönteminin başarısı, diğer küresel kümelerde de benzer keşiflerin yapılabileceğini gösteriyor. Hubble ve James Webb teleskoplarının ortak çalışması, evrenin derinliklerindeki bu tür 'iğne'leri samanlıkta bulmayı mümkün kılıyor.
Uzmanlar, bu keşfin ardından Omega Centauri'deki diğer kara delik adaylarının incelenmesini ve yöntemin diğer küresel kümelere uygulanmasını bekliyor. Bu sayede, yıldızsal kara deliklerin evrendeki gerçek sayısı ve galaksilerin oluşumundaki rolleri daha iyi anlaşılabilir. Hubble ve James Webb'in sağladığı bu benzersiz hassasiyet, önümüzdeki yıllarda daha pek çok sürpriz keşfe kapı aralayabilir.
Kaynak: mashable.com