Uzayda nükleer gücün yaygınlaşması, Salı günü Florida merkezli bir şirketin geliştirdiği küçük bir uydunun fırlatılmasıyla bir adım daha gerçeğe dönüştü. Miami merkezli City Labs, nükleer mikro güç teknolojisinde uzmanlaşmış bir firma olarak, BOHR (Betavoltaic Orbital High-Reliability) adlı uydusunu SpaceX'in rideshare görevi kapsamında yörüngeye gönderdi. Bu, ticari bir nükleer güç kaynağının uzayda kullanıldığı ilk örnek olarak tarihe geçti.
Henüz tam teşekküllü bir nükleer reaktör fırlatmaktan çok uzak olsak da, bu tür adımlar uzay keşfinde devrim yaratabilecek teknolojilerin temelini oluşturuyor. Gerçek bir nükleer reaktör, kalıcı bir Ay üssüne güç sağlamanın yanı sıra Güneş Sistemi boyunca roketleri verimli bir şekilde itmek için de kullanılabilir. Ancak her büyük başlangıç, küçük adımlarla atılır.
BOHR uydusu, bir "1U" CubeSat platformu üzerine inşa edilmiş olup, yaklaşık bir beyzbol topu büyüklüğündedir. Güç kaynağı ise radyoaktif bir hidrojen izotopu olan trityumun bozunmasından elektrik üreten bir nükleer betavoltaik bataryadır. City Labs CEO'su Peter Cabauy, "Bu, uzayda ticari nükleer güç için tarihi bir adım. BOHR, güvenli, kompakt ve düzenleyici onaylı nükleer güç sistemlerinin rutin ticari kullanıma hazır olduğunu gösteriyor" dedi.
Nasıl Önlem Alınmalı?
City Labs, deneysel NanoTritium güç jeneratörünü, BOHR CubeSat üzerindeki bir yüke elektrik sağlamak için demo modunda kullanacak. Uydu, normal operasyonlar için geleneksel güneş enerjisini kullanıyor. Betavoltaik bataryalar, güneş ışığına veya pil ömrüne bağlı olmaksızın sürekli çalışabilen düşük güçlü uygulamalar için idealdir. Bu tür kullanım alanları arasında denizaltı veya kutup bölgelerindeki uzaktan sensörler ve güvenli iletişim ekipmanları yer alıyor.
City Labs ayrıca NanoTritium teknolojisinin tıbbi implant cihazlarında kullanımını da araştırıyor. Bu teknoloji, düşük güç tüketen ancak uzun ömürlü enerji kaynağı gerektiren uygulamalar için büyük potansiyel taşıyor. BOHR misyonu, ticari nükleer gücün uzayda kullanımının önünü açarken, aynı zamanda Dünya'da da çeşitli sektörlerde devrim yaratabilecek bir teknolojinin test edilmesini sağlıyor.
SpaceX'in Falcon 9 roketi, BOHR uydusunu 80 diğer yük ile birlikte yaklaşık 350-400 mil (600 km) yükseklikteki bir yörüngeye yerleştirdi. Bu başarı, nükleer gücün uzayda ticari olarak kullanılabilir olduğunu kanıtlarken, gelecekte daha büyük nükleer sistemlerin uzay görevlerinde yer almasının yolunu açıyor. City Labs'ın bu adımı, uzay keşfinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.
Kaynak: arstechnica.com