NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu, Centaurus A galaksisine dair nefes kesici yeni görüntüler yayınladı. Kızılötesi gözlem yeteneği sayesinde galaksinin kalbindeki yoğun toz bulutlarını aralayan teleskop, milyonlarca yıldızla dolu bir çekirdeği ve derinlerde gizlenen aç bir süper kütleli kara deliği ortaya çıkardı. Görüntüler, galaksinin merkezinden geçen Tennessee eyaleti şeklindeki bükülmüş gaz bandı ve parlayan tozlardan oluşan bir spagetti kasesini andırıyor.
Yaklaşık 11 milyon ışık yılı uzaklıktaki Centaurus A, evrendeki galaksileri şekillendiren süreçleri incelemek için eşsiz bir laboratuvar görevi görüyor. Galaksi çarpışmaları, kara delik büyümesi, yıldız doğumları ve ölümleri bu galakside net bir şekilde gözlemlenebiliyor. Yaklaşık 2 milyar yıl önce başka bir galaksiyle çarpışan Centaurus, bu çarpışmanın izlerini hâlâ taşıyor. Çarpışma sonucu oluşan bükülmüş gaz ve toz diski, galaksinin ortasında uzanırken, merkezdeki süper kütleli kara delik çevresindeki maddeyi yutmaya devam ediyor ve güçlü jetlerle enerji saçıyor.
Webb’in kızılötesi görüntüleme yeteneği, önceki teleskoplarla elde edilemeyen ayrıntıları gün yüzüne çıkarıyor. Hubble Uzay Teleskobu’nun görünür ışıkta göremediği yoğun toz katmanlarını aşan Webb, Spitzer gibi önceki kızılötesi teleskoplardan çok daha keskin görüntüler sunuyor. Sonuç olarak, daha önce bulanık bir parıltı olarak görünen bölge, şimdi sayısız yıldızla dolu bir manzaraya dönüştü. Gökbilimciler, farklı yaşlardaki yıldızları karşılaştırarak galaksinin geçmişini yeniden inşa edebiliyor; çarpışmadan önce var olan, çarpışma sırasında doğan ve sonrasında oluşan yıldızları ayırt edebiliyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Yeni görüntüler ayrıca merkeze yakın gizemli S-şekilli bir yapıyı da ortaya çıkardı. Bilim insanları bu yapının antik çarpışma mı yoksa kara deliğin aktivitesi mi sonucu oluştuğunu henüz kesin olarak söyleyemiyor. Webb, gazın hareketini ölçmek için galaksinin ışığını bileşen renklerine ayırabiliyor. İlk gözlemler, kara deliğin yakınında dönen sıcak hidrojen gazını ve dışarı doğru fırlayan diğer gazları gösteriyor. Bu, kara deliklerin hem yıldız oluşumunu tetikleyip hem de gazı püskürterek yıldız oluşumunu durdurabildiğine dair yeni ipuçları sunuyor.