ABD Senatosu Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komitesi (HELP), Çarşamba günü Trump yönetiminin iki önemli sağlık pozisyonu adayını sorguladı. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) direktörlüğüne aday gösterilen Erica Schwartz ve Stratejik Hazırlık ve Müdahale İdaresi (ASPR) başkanlığına aday olan Sean Kaufman, senatörlerin sert sorularıyla karşılaştı. Her iki aday da kendilerine özgü şekillerde zor anlar yaşadı.
Erica Schwartz'ın adaylığı, halk sağlığı uzmanları tarafından 'temkinli bir iyimserlikle' karşılanmıştı. Tıp doktorası, halk sağlığı yüksek lisansı ve hukuk diplomasına sahip olan Schwartz, kanıta dayalı tıbba bağlılığı ve aşıları destekleyen görüşleriyle tanınıyor. Ancak asıl soru, aşı karşıtı bir geçmişe sahip Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın altında çalışırken bağımsız duruşunu koruyup koruyamayacağıydı. Kennedy, daha önce CDC'nin aşı tavsiyelerini onaylamayı reddeden eski CDC direktörü Susan Monarez'i görevden almıştı. Monarez sadece 29 gün görevde kalabilmiş, ancak bilime bağlılığı nedeniyle takdir toplamıştı.
Schwartz'ın oturumdaki temel görevi, senatörlere Monarez gibi ilkeli olacağına ve Kennedy'nin siyasi müdahalelerine karşı duracağına dair güvence vermekti. Oturumda Schwartz, aşıların güvenliği ve etkinliği konusunda net ifadeler kullandı, ancak Kennedy ile yaşayabileceği olası çatışmalara ilişkin soruları yanıtlarken zorlandı. Senatörler, Schwartz'ın Kennedy'nin aşı karşıtı gündemine karşı ne kadar dirençli olacağını sorguladı.
Sonuç ve Değerlendirme
Sean Kaufman ise oturuma daha olumsuz bir izlenimle girdi. ASPR'nin başına geçmek isteyen Kaufman, ABD'nin bir sonraki pandemiye, biyoterör tehdidine veya acil duruma hızlı yanıt vermesini sağlamakla yükümlü olacak. Bu görev, aşı, test ve tedavilere hızlı erişimi içeriyor. Ancak Kaufman'ın geçmişteki deneyimleri ve yeterliliği senatörler tarafından sorgulandı. Özellikle pandemi hazırlığı konusundaki taahhütleri ve bütçe yönetimi becerileri eleştirildi.
Oturum, Trump yönetiminin sağlık politikalarındaki kırılganlıkları bir kez daha gözler önüne serdi. Aşı karşıtı isimlerin önemli pozisyonlara getirilmesi, bilimsel bağımsızlık ve halk sağlığı güvenliği açısından endişe yaratıyor. Her iki adayın da onaylanması halinde, Kennedy'nin etkisi altında kalıp kalmayacakları merak konusu. Senato'nun kararı, ABD sağlık sisteminin geleceği için kritik önem taşıyor.
Bu gelişmeler, Türkiye'deki sağlık politikaları açısından da önemli dersler içeriyor. Sağlık kurumlarının başına getirilen isimlerin bilimsel yeterlilikleri ve bağımsızlıkları, halk sağlığını doğrudan etkiliyor. Aşı karşıtlığı gibi küresel bir sorunla mücadelede, liderlerin kanıta dayalı tıbba bağlılığı hayati önem taşıyor. Türkiye'de de benzer tartışmaların yaşanmaması için sağlık atamalarında liyakat ve bilimsellik ilkelerinin ön planda tutulması gerekiyor.
Kaynak: arstechnica.com