Kullanıcı deneyimi (UX) araştırmalarında bilişsel kapsayıcılık, yalnızca etik bir zorunluluk değil, aynı zamanda daha iyi ürünler geliştirmek için de önemli bir fırsattır. Fable'da İnovasyon Başkan Yardımcısı olarak görev yapan araştırmacı, 2024 yazında bilişsel engelli kullanıcılarla erişilebilirlik testi yapmak için bir çalışma grubu kurdu. Bu grup, bilişsel engelli bireylerin hafıza, odaklanma ve öğrenme zorlukları yaşadığını ve bu durumun dijital ürünlerle etkileşimlerini nasıl etkilediğini anlamayı hedefledi. ABD'de en yaygın engellilik türü olan bilişsel engellilik, nüfusun %13,9'unu etkiliyor ve giderek artıyor.
Araştırma ekibi, katılımcıları işe almak ve taramak için özel bir anket geliştirdi. Ardından, 25 bilişsel engelli katılımcıyla bir pilot çalışma yürüterek en iyi uygulamaları test etti. Bu pilot çalışma, bilişsel test kullanıcılarıyla yapılan görüşmeler için bir rehber ve dijital ürün deneyimlerini ölçen bir anket oluşturmayı sağladı. Araştırmacı, bu süreçte bilişsel engelli katılımcıların, genel popülasyona kıyasla daha fazla kullanılabilirlik içgörüsü sağladığını fark etti ve bu hipotezi test etmek için UC Irvine ile iş birliği yaparak daha kapsamlı bir çalışma tasarladı.
Çalışmada, yapay zeka prototipleme aracıyla üç farklı web sitesi oluşturuldu: yüksek proteinli tarifler sunan bir site, kitap satan bir site ve kuaför randevu sistemi. Her site için 5'i bilişsel engelli, 5'i genel popülasyondan olmak üzere 10'ar katılımcıyla toplam 30 kullanıcı görüşmesi yapıldı. Katılımcılar, belirlenen görevleri tamamlarken araştırmacılar sorunları, zorlukları ve iyileştirme önerilerini kaydetti. Ayrıca, her oturum sonunda Erişilebilir Kullanılabilirlik Ölçeği (AUS) anketi uygulandı.
Veri analizi, bilişsel engelli katılımcıların genel popülasyona göre daha fazla kullanılabilirlik sorunu tespit ettiğini ve daha yaratıcı çözüm önerileri sunduğunu ortaya koydu. Örneğin, bir katılımcı fotoğrafların çok uzun olduğunu ve içeriğe ulaşmak için çok fazla kaydırma gerektiğini belirtirken, bir diğeri beğenme/beğenmeme özelliğinde geri bildirim eksikliğine dikkat çekti. Ayrıca, bilişsel engelli kullanıcılar, genel popülasyonun gözden kaçırdığı ince ayrıntıları fark ederek ürünlerin daha kapsayıcı hale gelmesine katkıda bulundu. Bu bulgular, bilişsel kapsayıcılığın UX araştırmalarında sadece bir erişilebilirlik gereksinimi değil, aynı zamanda daha kaliteli ve kullanıcı dostu ürünler geliştirmek için bir fırsat olduğunu gösteriyor.